Rus Uyku Deneyi Nedir?

Son yüzyılın en tartışmalı konuları arasında yer alan Rus uyku deneyi, gerçek mi yoksa bir efsane mi hala bilinmiyor. Rus uyku deneyi ile yapılan vahşet, insanların kanını donduracak cinstendir. Deney amaçlı yapılan bu çalışma, insan hayatına yapılan en berbat ve en korkunç çalışmalardan biri olarak yerini aldı. Bu konunun yani deneyin geçekten yapılıp, yapılmadığı kesin bir şekilde bilinmiyor. Bu konuda insanlar ikiye ayrılmış durumdadır. Bazı kesimler, böyle bir çalışmasının yapılmasının imkânsız olduğunu savunurken, bazı kesimler ise bu deneyin gerçek olduğuna dair kanıtların olduğunu belirtiyor. Rus uyku deneyi gerçek mi diye hala merak konusu olmaya devam ederken, Rus Hükümeti de bu konu ile ilgili olarak hala bir açıklama yapmamıştır. Rus hükümetinin de aslında bu tavrı, olayı doğrular niteliktedir. Çünkü bir ülke böyle vahşet bir olay ile anılırken, bu durumun yaşanmadığı ve yalan olduğuna dair açıklamama yapmaması da oldukça ilginçtir. Rus hükümeti, ne olayı kabul etmekte ne de yalanlamaktadır.

Uyku Deneyi Nasıl Ve Neden Yapıldı?

Ruslar, 2. Dünya savaşı sonrasında ellerine esir düşen siyasi mahkûmları alarak, bir hücreye kapatırlar. Ve bu mahkûmları, uyku deneyinde kullanmak için hazırlarlar. Yapacakları uyku deneyi, 30 gün olarak belirlerler.  Yapmayı planladıkları Rus uyku deneyi ile 30 gün boyunca bir insanın dayanıp, dayanmayacağıdır. Bu nedenle, merak etmiş oldukları bu soruya cevap bulmak için esir aldıkları mahkûmları seçerler. 5 mahkûm, önceden uyku deneyi için hazırlanan bir hücreye kapatılır. Bu hücrenin içine mahkûmların uyumasına engel olan gaz ve oksijen verilmesi için tesisat döşenir. Ve mahkûmlara, bu deneyden eğer başarılı bir şekilde çıkarlarsalar, özgürlüklerini kazanacakların söylerler. Mahkûmların kapatıldığı hücreye ayrıca, karınlarını doyurmaları için yiyecek ve içecekte verilir. Yapılan deneyin amacı 30 gün nasıl tepki verileceğidir ve bu şekilde Rus uyku deneyi başlamış olur.

Korkunç Deneyin Ayrıntıları…

Korkunç Rus uyku deneyi, yapılan hazırlıklardan sonra artık başladı. İlk günlerde mahkûmlar, konuşuyorlardı. Mikrofonlardan yetkililere seslenerek, bu deneyin durdurulmasını istediklerini durumdan rahatsız olduklarını söylüyorlardı. Fakat Ruslar bu deneyin devam etmesi konusunda ısrarcılardı. Sonrasında ise zaman geçtikçe verilen tepkiler değişmeye başalardı. Deneyin 9. Gününe gelindiğinde ise deneklerden yani mahkûmlardan biri avazı çıktığınca bağırıyordu. O kadar şiddetli bağırmış ki, yetkililer, mahkûmun ses tellerinin koptuğunu düşünmüş. Ve o susunca, bir diğeri bağırmaya başlamış ve tam o sırada başka bir mahkûm ise kendilerine verilen kitaplardan sayfalar yırtarak, Rus yetkililerin kendilerini izlemiş oldukları pencereyi kapatmış. Tam bir vahşete dönene Rus uyku deneyi hala devam ediyor ve deney gününde 12. Güne gelinmişti. 12. Gün de ise mahkûmlardan hiçbir şekilde ses çıkmadığı fark ediliyor. Rus yetkililer, 5 mahkûmunda öldüğünü düşündü. Çünkü mikrofonlarda ve oksijen seviyesinde bir sorun olmadığı gözlendi. Rus yetkililer, 14.güne beklemek istediler ve o gün geldiğinde, mahkûmlara seslendiler. İçeri geleceklerini ve sistemleri kontrol edeceklerini söylediler. Biraz sonra kapıyı açtıklarında, Rus uyku deneyi aslında vahşete dönüşmüştür, gördüler. Mahkûmlardan birisi ölmüştü. Ve odanın gider yeri kapandığı için odanın içi kanla dolmuştu. Diğer 4 mahkûm ise hala yaşıyordu. Ve yaşayan bu 4 mahkûm ise oldukça ilginç bir şekilde yaşıyordu. Birbirlerinin organlarını parçalamışlardı ve dışarıya doğru sarkan organların hiç biri işlevini yerine getiremiyordu. Ve ilginçtir ki, hiçbir organları olmadığı halde yaşıyorlardı. Ve yemeklerine de dokunmamışlardı. Bu mahkûmlar sonrasında bir canavara dönüştükleri için Rus yetkililer tarafından vurularak, öldürülmüştür.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.