Gülü Seven Dikenine Katlanır Anlamı

Sevmek, insanoğlunun sahip olduğu en kıymetli değerlerden biridir kuşkusuz. Gülü seven dikenine katlanır atasözü de bu değerin, olumlu olumsuz her türlü durumda kaybolmaması gerekliliğine işaret ediyor. Buradaki sevgi, sadece insanın insana karşı ya da herhangi bir canlıya karşı duyduğu sevgi olarak değil, çalıştığımız iş olsun, yaşadığımız ev olsun, çok geniş kapsamlı düşünülebilir bir olgudur. Yine atasözünün içinde geçen diken tabiride, hataları, kusurları, ya da ortaya çıkan zorlukları işaret etmektedir.

Örneğin bir meslek gurubunun eğitimini almaya karar verdik ve bu mesleği yapmak için can atıyoruz. Yani sevdiğimiz bir iş dalı ve bizde bu iş dalında kendimize yer edinmek, bu iş dalını meslek edinmek istiyoruz. Bu hedef doğrultusunda adımlarımızı atmaya başladığımız andan itibaren, eğitim sürecinde olsun, sonrasındaki iş başvuruları ve işe adapte süreçlerinde olsun şüphesiz birçok zorlukla karşılaşacağız. İşte burada karşımıza çıkan zorluklar (dikenler), o işe (güle) karşı olan sevgimizi ve hedeflerimize olan inancımızı yok etmemelidir. Gerçek anlamda yaptığımız işi seviyorsak, o sorunların ve zorluklarında üstesinden gelebilecek güç zaten içimizde bir yerlerde mevcuttur ve bu gücü kullanıp inandığımız yolda emin adımlarla, o sorunlardan ders çıkara çıkara yürümeye devam etmeliyiz.

Gülü seven dikenine katlanır atasözünün içinde geçen sevginin bir kişiyi baz aldığını düşünecek olursak; karşımızdaki insanın, kafamızda kurduğumuz bazı kriterleri karşılamasını beklememeliyiz. Nitekim insan ırkı hatalar ve kusurlar üzerine hayatını sürdüren bir canlı gurubudur. Gerçek anlamda karşımızdakini (gülü) seviyorsak hatalarını (dikenler) da görmezden gelmeyi, hatta yeri geldiğinde kendi hatamız gibi görüp düzeltmeyi bilmeliyiz. Meşhur sözde geçtiği gibi ^Hatasız kul olmaz^.

Gülü Seven Dikenine Katlanır Atasözünün Hikayesi

Evvel zamanlarda, divane bir bülbül, çiçeklerin kraliçesi olarak atfedilen beyaz bir güle kalbini kaptırır. Sevgisi o kadar kuvvetlidir ki, gülün en güzel olduğu vakit olan seher vaktini her gün iple çeker ve o güzelliğe tanıklık etmek ister. Güzel sesiyle öterek gülü etkilemek ister lakin gül naz eder ve bülbülün aşkına karşılık vermez. Kış gelip çattığında artık gül solmuştur ve bülbül de ötmeyi bırakmış hayata küsmüştür. Aradan geçen ayların ardından tekrar yaz gelir ve gül açar. Bülbül de sevdiğine kavuşmanın mutluluğu ile öterek gülün dalına konar. Lakin hesaba katmadığı şey gülün dikenidir ve o diken bülbülün göğsüne batar. Akan kanlarla gülün yaprakları kızarır ve bülbül orada can verir. Atasözünün de buradan türediğine inanılır.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.