arama

Glikoz Nedir?

  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş

Glikoz Nedir: Karbonhidratlı besinlerden sağlanan doğal şeker türüne glikoz denir. Vücut hücrelerinin birçoğunun enerji üretimi için daima glikoza ihtiyaç duyulmaktadır. Bununla beraber glikoz değerlerinin dengeli olması halinde vücut normal işleyişini sürdürebilmektedir. Fakat kanda bulunan glikozun değeri aşırı bir şekilde düşer veya yükselirse, bazı sağlık sorunları ortaya çıkabilir.

Glikozun Özellikleri

Glukoz olarak da isimlendirilen bu şeker türü, Yunancada tatlı anlamına gelmektedir. Ayrıca kan şekeri veya üzüm şekeri olarak da bilinir. Vücut için son derece önemlidir. Kristal yapılı olan glikoz tatlıdır ancak gündelik hayatta en çok kullanılan sakaroz adı verilen şekerin tadına yakın bir özelliktedir. Meyvelerde doğal olarak bulunan bu şeker balda da serbest haldedir. Ticari olarak tercih edilmek istendiğinde, mısır nişastasının hidroklorik asit ile hidrolizinden elde edilmektedir.

Glikoz Ne İşe Yarar?

Canlı hayatının devam edebilmesi için en önemli ihtiyaçlarından biri olan glikoz, tüm canlılarda moleküler düzeyde bir bağımlılık halinde bulunur. Özellikle beyin için çok gerekli olan bu şeker türü, sinir sistemi başta olmak üzere vücudun tüm sistemlerinde gereklidir. Enerji üretiminde kullanılan glikoz, suda çözünebilmektedir. Ayrıca vücudun hareket, destek, dolaşım ve boşaltım sistemlerinde etkin bir rol oynamaktadır.

Glikozun vücuttaki ana işlevi, solunum tepkimesine girerek yanmak ve bu durumun sonucunda enerji ortaya çıkarmaktır. İnsan vücudu glikozu günde birkaç kez işlemektedir. Özellikle de yemek tüketimi gerçekleştirildiğinde vücuttaki glikoz işlenmeye başlar. Pankreas yardımıyla işleme alınan glikoz, bağırsak içinde yer alan tüylerden kana geçer ve ardından karaciğere ulaşır. Şeker, glikojen olarak karaciğerde depolanmaktadır. Bu sayede vücuttaki kasların rahat bir şekilde çalışması için glikoz gereklidir.

Gündelik yaşamda aşırı hareketlilikten dolayı kaslardaki glikoz ihtiyacı artmaktadır. Ayrıca çalışan kaslarda, glikoz gereksinimi daha fazladır. Glikozun vücutta kullanılması ve kasların uygun bir şekilde çalışabilmesi için insülin hormonu da gereklidir. Bu hormonun vücutta azalması durumunda şeker hastalığı ortaya çıkar. Buna bağlı olarak şeker hastalarında glikoz, glikojene dönüşemediği için kandaki şeker oranı ciddi anlamda artmaktadır.

Glikoz aynı zamanda zihinsel performans üzerinde de etkilidir. Bu şeker üzerinde yapılan çalışmalarda dikkat ve hafıza başta olmaz üzere zihinsel işlevlerin glikozdan etkilendiği belirtilmiştir.

Glikoz Testi

Glikoz testi, kandaki şeker oranının saptanması için kullanılır. Hastaların şikâyetlerine bakılarak yüksek veya düşük glikoz durumundan şüphelenildiği durumlarda bu test istenebilmektedir. Koldaki bir damardan alınan kan örneğiyle beraber kandaki glikoz seviyeleri ölçülebilmektedir. Bununla beraber bazı glikoz testlerinde işlemden önce şekerli gıdaların tüketilmesi gerekebilir. İğne ile beraber hafif bir ağrı ve morarma durumu yaşanır ancak bu belirti kısa sürede ortadan kaybolur.

Glikoz testi açlık kan şekeri testi ve tokluk kan şekeri testi olarak iki şekilde yapılmaktadır. Açlık kan şekeri testinde, uygulamadan en az 8 saat önce herhangi bir gıda veya içecek tüketilmemelidir. Tokluk kan şekeri testi ise ana öğünlerden iki saat sonra yapılmaktadır.

Kanda Normal Glikoz Değerleri Kaç Olmalı?

Normal glikoz değerleri açlık ve tokluk durumuna göre değişebilmektedir. Açlık kan şekeri değeri bir desilitrede 70 ile 100 mg/dL arasındadır. Tokluk kan şekeri değeri ise genel olarak 125 mg/dL’dir.

İdrarda Normal Glikoz Değeri Kaç Olmalı?

İdrarda normal şartlarda glikoz bulunmamaktadır. Fakat kandaki glikoz miktarı 180 mg/dL’nin üzerine çıkarsa, böbrekten idrara şeker akışı sağlanabilir. Bu durumda idrar tahlilleri yapılır ve glikoz miktarı 1000 mg/dL’nin üzerindeyse çeşitli tedbirler alınmalıdır. Öte yandan idrarda şeker çıkması, su ve tuz kaybına neden olacaktır. Bu nedenle hastalar sürekli olarak su tüketmek isteyebilir. Durum dikkate alınmadığı zaman ise kilo ve su kaybı ile beraber halsizlik gibi problemler ortaya çıkabilir.

Glikoz Düşüklüğü Nedenleri

Kandaki glikoz değerinin normalin altında olması durumuna glikoz düşüklüğü, diğer bir adıyla hipoglisemi adı verilir. Sağlıklı bir insandaki glikoz seviyesi 75 mg/dL dolaylarındadır. Az miktarda alınan glikozun ayrıca kas ve karaciğerde depolandığı bilinmektedir. Fakat vücudun aşırı şeker tüketimi, glikoz düşüklüğüne neden olmaktadır. Bu durumun nedenleri ise şu şekilde sıralanabilir;

  • Yetersiz çalışan tiroit bezi
  • Yetersiz çalışan hipofiz bezi
  • Karaciğer ve böbrek hastalıkları
  • Pankreas tümörü

Vücutta glikoz düşüklüğünün diğer sebepleri ise aşağıdaki gibidir;

  • Uzun süre aç kalma durumu
  • Antidepresan kullanımı
  • Alkol tüketimi
  • Aşırı şekerli gıda tüketimi
  • Aşırı egzersiz faaliyetleri
  • Şeker ilaçlarının kontrolsüz kullanılması

Hipoglisemi belirtileri;

  • Baş dönmesi
  • Sürekli sinirlilik hali
  • Endişeli olma durumu
  • Baygınlık
  • Görme problemleri
  • Titreme
  • Terleme
  • Yorgunluk
  • Açlık hissi
  • Ani kişilik değişikliği olarak sıralanabilir.

Eğer glikoz düşüklüğü belirtileri kronik bir hale gelirse mutlaka ciddiye alınmalıdır. Çünkü bu durum felç ve beyin kanamasına sebep olabilmektedir. Ayrıca ani ölüm vakalarını da beraberinde getirebilir.

Glikoz Düşüklüğü Nasıl Önlenir?

Glikoz düşüklüğünü önlemek için dikkat edilmesi gerekenler;

  • Çay ve kahve tüketimi sonlandırılmalı
  • Sigara içilmemeli
  • Paketlenmiş ve işlenmiş gıdalarla beraber hazır gıdalar tüketilmemeli
  • Gazlı ve hazır meyve suları içilmemeli
  • Süt ve süt ürünlerinin tüketimi azaltılmalı
  • Düzenli egzersizlere başlanmalı
  • Bol su tüketilmeli
  • Meyve ve sebze ile birlikte bakliyat ve tam tahıllı beslenme düzeni oluşturulmalı
  • Avokado tüketimi artırılmalı
  • Badem ve ceviz tüketilmeli
  • Balık ve beyaz gibi gıdalar sıkça tüketilmeye başlanmalıdır.

Glikoz Yüksekliği Nedir?

Vücuttaki glikoz değerinin olması gerekenden yüksek olması halidir. Ayrıca hiperglisemi olarak da adlandırılır. Kanda bulunan şeker miktarının yüksek çıkması, vücudun gıdalardan elde ettiği glikozu insülin hormonu sayesinde depolayamadığı veya işleyemediği anlamına gelmektedir. Haliyle depolanamayan glikoz da kanda dolaşarak yüksek glikoz seviyesine sebep olmaktadır.

Kan şekerindeki glikoz değerlerinin 100 ile 125 mg/dL arasında olması durumunda gizli şekere dikkat edilmelidir. Bununla beraber 126 mg/dL üzerinde ise direkt olarak şeker hastalığına yakalanma riski vardır. Bu değerler, açlık kan şekeri değerleridir. Tokluk kan şekerinde ise glikoz değeri 200 mg/dL üzerinde ise yine şeker hastalığına işaret etmektedir.

Glikoz Yüksekliği Nedenleri

Glikoz yüksekliğinin nedenleri;

  • Pankreas kanseri
  • Pankreas iltihabı
  • Böbrek hastalıkları
  • Kortizol yüksekliği
  • Böbrek tümörleri şeklinde sıralanabilir.

Glikoz Yüksekliği Belirtileri

Vücuttaki glikoz yüksekliğinin en çok rastlanan belirtileri aşağıdaki gibidir;

  • Sık sık idrara çıkma
  • Aşırı su tüketimi
  • Ağızda kuruluk
  • Bulanık görme
  • Sürekli uyku hali
  • Aşırı yorgunluk
  • İştahsızlık
  • Yaraların geç iyileşmesi
  • Enfeksiyonlar
  • Ayaklarda yanma hissinin oluşması
  • Cinsel fonksiyonlarda yetersizlik
  • Kilo kayıpları

Bu belirtilerin kronikleşmesi durumunda şu hastalık ve problemler ortaya çıkabilir;

  • Şeker koması
  • Böbrek hastalıkları
  • Sinirde hasar
  • Görme kaybı
  • Cilt enfeksiyonları
  • Eklem ve ayaklarda problemler
  • Sinir hastalığı
  • Kalp krizi
  • Kalp hastalıkları ve inme

Glikoz Yüksekliği Nasıl Önlenir?

Glikoz yüksekliğini engellemek için aşağıdaki faktörlere dikkat edilmelidir;

  • Hazır gıdalardan kaçınılmalı
  • Sık sık ancak az miktarlarda besin tüketimi yapılmalı
  • Düzenli egzersizler yapılmalı
  • Doğru ve düzenli beslenme programı uygulanmalı
  • Kırmızı et, beyaz etmek ve pirinç tüketimi yapılmamalı
  • Gazlı ve şekerli içecekler tüketilmemeli
  • Ara öğünlerde elma, portakal ve greyfurt tüketilmelidir.

Glikoz Yüksekliğini Düşüren Gıdalar Hangileri?

Glikoz yüksekliğini düşüren gıdalar çok çeşitlidir. Bunlar;

  • Ispanak, maydanoz, semizotu, dereotu
  • Mercimek, bezelye, kuru fasulye
  • Mantar, patlıcan, domates, lahana, kabak, sarımsak, enginar

Bu gıdalar arasında yer alan yeşilliklerden zeytinyağı ve limon soslu salatalara yapılarak tüketilmelidir. Bununla beraber düşük kalorili olan greyfurt, portakal ve mandalina gibi içeriklere sahip olan meyve suları tüketilebilir. Ek olarak tarçın ve limon kabuğu ile beraber hazırlanan soğuk çaylar da tüketilebilmektedir.

Glikoz Şurubu Nedir?

Buğday, patates, pirinç ve nişasta kaynaklarından elde edilen glikoz şurubunun vücuda çok sayıda zararı vardır. Bununla beraber früktoz da havuç, soğan ve pancar gibi meyvelerde bulunan bir şeker türüdür. Direkt olarak meyvelerden tüketildiğinde herhangi bir zararı bulunmamakla beraber ana kaynağının GDO’lu bir ürün olan mısır olduğu unutulmamalıdır. Sakaroz ise şeker pancarından elde edilir. Sağlık açısından bu şeker türlerinin tamamı zararlıdır. Ancak doğal yollarla dengeli bir şekilde vücuda alındıklarında herhangi bir sağlık problemine neden olmadıkları bilinmektedir.

Glikoz Şurubunun Zararları Nelerdir?

Raf ömrünü uzatan glikoz birçok firma tarafından tercih edilmektedir. Ayrıca fiyat bakımından ucuzdur ve kolay temin edilebilmektedir. Glikozun kullanım alanları daha çok şekerleme türü gıdalar olmakla beraber piyasada mısır şurubu olarak da bilinen glikoz ve glikoz şurubunun vücuda olan etkileri şu şekilde sıralanabilir;

  • Hormonal dengenin bozulmasına neden olur.
  • Vücuda girdiği an şeker dengesini değiştiren glikoz aynı zamanda şeker dengesin bozulmasına sebep olmaktadır.
  • Karaciğerin büyümesine sebep olur.
  • Böbrek taşlarını artırır.
  • Glikoz, vücutta kanser oluşumunu destekler.
  • Damarları sertleştirir.
  • Kalp damar problemlerini beraberinde getirir.
  • Alzheimer hastalığının ortaya çıkmasında etkilidir.
etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.